Diyarbakır’da Sivil Cuma

‘Sivil Cuma’ olarak bilinen sivil itaatsizlik eylemleri, başlangıcından bu yana bir fikir oluşturmuştur. Siyasal İslam-AKP-Kürtler arasındaki ilişkiler her zaman çetrefilliydi. Bugün sivil itaatsizlik eylemleri ve sonuçları, Türkiye’deki toplumsal değişimler ve DİYANET kurumuna yönelik değişen bakış açısı üzerinden yapıldı.
Bu yazının önemli olmasının ilk nedeni arşiv niteliği taşımasıdır. Bir diğer neden ise talebi açıkça dile getirmesidir.
Sivil itaatsizliğin ne olduğu sorusuna cevap vermek önemlidir. Bu tür eylemler genellikle sosyal veya siyasi sorunlara dikkat çekmek, değişim taleplerini dile getirmek veya adalet aramak için düzenlenir. Sivil itaatsizlik ve sivil cuma gibi eylemler demokratik bir ülkede ifade özgürlüğünün bir parçası olarak kabul edilir. Ancak bu protestolar her zaman hükümet tarafından yasaklanmış ya da engellenmiştir.

ALLAH KÜRTÇE BİLMİYOR MU?

Sivil Cuma eylemlerinde en önemli unsur camilerde siyaset yapılmasıydı. Sonraki önemli konu ise Kürtlerin dinlerini anladıkları dilde öğrenmek istemeleriydi.
Bu habere katılmamın temel nedeni, detaylı bir şekilde işlenmemiş olması. Yerel halkla iletişime geçmek ve onların görüşlerini olduğu gibi aktarmak iyi bir gazeteciliktir.
Yazının ana teması şu şekilde: Devlet dinden elini çekmelidir.
Devlet dini tekeline alırsa yozlaşır ve özünü kaybeder. Zaten 2011 yılındaki haber de bunun sinyallerini vermeye başlamıştı. 2023 yılında neredeyse her camide dinin siyasi propaganda aracı olarak kullanıldığını görmek mümkün. Bu o kadar normalleşti ki 13 Mayıs 2023’te mevcut Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan son mitingini bir camide yaptı.
AKP iktidara geldiği günden bu yana dini tekeline almaya çalıştı ve bunu başardı. Bunu başarmasındaki en büyük etken, bugün ‘FETÖ’ olarak adlandırılan ama o zamanlar ‘cemaat’ olarak adlandırılan dini yapılanmaydı. Sivil itaatsizlik eylemlerinin temel nedeni, insanların artık yaşadıkları baskıya karşı tepkilerini dile getirmeleridir. Ben ‘Sivil Cuma’ eylemlerini de çok önemli buluyorum. Yıllardır Türk olmayan ama Müslüman olanlara Türkçe dini sohbetler veriliyor. Onların duaları Arapça. Neden herkes anladığı dilde ibadet etmiyor? Bu sadece din tüccarlarına hizmet eden baskıcı bir uygulamadır. Bugün hala bu konuyu savunduğu için yargılanan insanlar var.
‘Sivil Cuma’nın bir başka önemi de Türkiye’nin ‘imamlar’ üzerinden toplumu yönetmek istemesidir. Bunu bugün ‘FETÖ’ dediğimiz grupla başardılar. Bugün camilerde AKP propagandası yapan imamlarla yapıyorlar. Toplum inandığı değerler üzerinden yönetilmemeli ve şekillendirilmemelidir. Bu dünyada en özel şey bir insanın Allah’ına anadilinde hitap etmesidir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *